radyonun tarihi

J.C. Maxwell, elektromanyetik dalgaların uzayda ışık hızında yayılabileceğini ortaya atan ilk bilim adamıdır. Bu konu ile ilgili ilk deneyi ise Alman fizikçi Heinrich Hertz yapmıştır. Alman fizikçi deneyini, 1886 ile 1888 yılları arasında gerçekleştirmiştir. Fizikçi, iki levhaya elektrik ekleyerek 75 megahertzlik frekans elde etmiştir. Levhalara yakın bir alanda birbirlerine yaklaştığı dar hava boşluğunda kıvılcımların çıktığını gözlemledi. Bu şekilde de elektrikteki enerjinin elektromanyetik dalgalar aracılığı ile uzaydan da yayınlanabileceğini kanıtlamış oldu.

Telsiz yayınına ilk geçiş ise 1896 yılında İtalyan fizikçi Marconi tarafından, 1890 yılında ise O. Lodge tarafından üstlenilen çalışmaları sonucunda mors cihazını bulmaları ile olmuştur. İlk yayınlarının bir mil mesafeye olmasının ardından, 1901 yıllarında 200 mile kadar ulaşabilmiştir. Canlı bahis ve canlı idda siteleri işlemleri değişti. Bu işlem en fazla denizaşırı bölgelerde yapılmaktaydı ve telgraf gibi bilgi aktarımı gerçekleştirme amacı ile yapılıyordu. Marconi tarafından ortaya çıkarılan mors cihazında yer alan elektromanyetik dalgalar, başta bir içinde gevşek şekilde durmakta olan demiz tozlarını etkiledikten sonra tüpün iki ucunda arasındaki direnci azaltmaktaydı. Bu şekilde de elektromanyetik elektrik enerjisine çevrilebiliyordu. Yasal yollardan canlı iddaa oynamak için hemen en iyi sitenizi bulun! Amerikalı mühendis G.W. Pickard ise 1906 yılında slikondan ürettiği kristalin elektromanyetik dalgaları geçirdiği keşfetti. Bu buluşa en önemli etken ise İngiliz fizikçi Hughes tarafından 1900 yılında karbon levha ucundan temas eden iğnenin elektromanyetik dalga detektörü görevinde kullanılması olmuştur. J. Fleming 1904 yılında elektron tüpünü, De Forest ise 1907 yılında triod elektron tüpünü detektör olarak kullanılabildiğini fark etmiştir. Bu keşifler aracılığı ile de radyo büyük adımlarla gelişmeye başlamıştır. Bir süre sonra elektromanyetik dalganın antende ortaya çıkarttığı elektron akımının triod gridine geldiğinde triod anod katodunda direncin değiştiği gözlemlenmiştir. Bu işlemler sonrasında ise elektromanyetik enerji elektrik enerjisine daha hassas bir şekilde çevrilebildi. Çeşitli frekanslarda yayın yapmakta olan telsizler, piezoelektrik prensibi ile çalışmakta olan kristallerin 1923 yılında uygulamaya geçmesi ile birlikte başlandı. Kristaller ile yapılan hassas osilatörler, radyo frekans bantlarının genişlemesine olanak sağlamıştır. 1930 yıllarında 30 megahertzlik bir yayın bile yapılamazken, günümüzde radyo frekans bantları 30.000 megahertze kadar genişlemiştir. Bu bantlar içerisine radar, laser ve maser yayınları da girmektedir. Bir diğer yönden belirtmeliyiz ki , radar, laser ve maser ile isim benzerliği taşıyan oyun makineleri canlı bahis, canlı idda siteleri ve yasal canlı iddaa oynatılan yerlerde de bulundurulmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir